1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Serum Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Hayati Uyarılar

Serum Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Hayati Uyarılar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kış aylarının sert yüzünü göstermesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları, yüksek ateş ve halsizlik şikayetlerinde patlama yaşanıyor. Bu dönemde polikliniklere başvuran hastaların büyük bir kısmının ortak bir talebi var: “Hocam bir serum taksak da hemen ayağa kalksam.” Halk arasında mucizevi bir iyileşme aracı olarak görülen serum tedavisi, aslında doğru bilinçle uygulanmadığında şifa yerine ciddi sağlık sorunlarına, hatta hayati risklere zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlar, doktor onayı olmadan ve hastane dışı ortamlarda yapılan bu tip uygulamaların geri dönülemez sonuçlar doğurabileceği konusunda halkı uyarıyor.

Serum Her Hastalığın Çözümü Mü?

Birçok kişi serumun içeriğinde vücudu anında ayağa kaldıracak özel iksirler olduğunu düşünse de gerçek oldukça farklıdır. Serum, en temel haliyle steril bir sıvıdan ibarettir. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yener Gün’ün de belirttiği üzere, soğuk algınlığı şikayetiyle başvuran hastaların çok büyük bir bölümünde ağız yoluyla alınan ilaç tedavisi ve dinlenme süreci yeterli olmaktadır. Serum ancak hasta ağızdan sıvı alamayacak kadar bitkinse, sürekli kusma durumu varsa veya ateş 39 derecenin üzerinde seyredip düşürülemiyorsa tıbbi bir gereklilik haline gelir. Yani her üşütenin damar yolunun açılması, tıbbi açıdan her zaman doğru bir yaklaşım değildir.

Evde Serum Uygulamasındaki Gizli Tehlikeler

Son yıllarda sağlık kabinlerinde veya eve çağrılan görevliler aracılığıyla serum taktırmak oldukça popüler bir hal aldı. Ancak bu durum, saniyeler içinde gelişebilecek bir felakete davetiye çıkarabilir. Damardan verilen her türlü ilaç, vücutta ani ve şiddetli alerjik reaksiyonlara (anafilaksi) yol açma potansiyeli taşır. Hastane ortamında bu tip durumlara anında müdahale edecek ekipman ve uzman kadro bulunurken, ev ortamında gelişen bir şok durumunda müdahale şansı neredeyse sıfırdır. Bu nedenle, sadece rahatlık olsun diye evde serum taktırmak, hayatı riske atmakla eşdeğerdir.

“Sarı Serum” Efsanesinin Bilimsel Gerçeği

Toplumda “sarı serum” olarak bilinen ve içilince tüm yorgunluğu aldığına inanılan kavram, aslında bilimsel bir terim değil, bir halk efsanesidir. Serumun rengini değiştiren şey, içerisine eklenen vitamin kompleksleri veya ilaçlardır. Dr. Gün, serumun kendisinin renksiz bir sıvı olduğunu, içine konulan takviyelere göre renginin sarı, kırmızı veya farklı tonlara bürünebileceğini vurguluyor. Önemli olan serumun rengi değil, hastanın klinik tablosuna göre içeriğinin ne olması gerektiğidir. Hastaların rengine bakarak “bu daha etkili” diye düşünmesi, tamamen psikolojik bir algıdan ibarettir.

Hekim Planlamasına Güvenmek Şart

Sağlık, hastaların talep ettiği değil, hekimlerin klinik bulgular doğrultusunda karar verdiği bir süreç olmalıdır. Serum tedavisi, damardan ilaç vermenin sadece bir yoludur ve her yol gibi kendine has riskler barındırır. Damar yolunda iltihaplanma, yanlış ilaç reaksiyonları ve organlara binen ek yük gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda, gereksiz yere serum taktırmak vücuda faydadan çok zarar verebilir. Kış hastalıklarını atlatmanın en sağlıklı yolu; doktorun reçete ettiği ilaçları kullanmak, bol sıvı tüketmek ve vücuda ihtiyacı olan dinlenme süresini tanımaktır.

Serum Tedavisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Hayati Uyarılar
Yorum Yap

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Alfa Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet