1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Kadınların Kendine Dönmeye Başladığı Dönemler

Kadınların Kendine Dönmeye Başladığı Dönemler

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kadınların bir yaşam boyu mücadelesi devam ederken bu mücadele de kadının kendine zaman ayırması her zaman zor olmuştur. Konu ne olursa olsun hayatın koşuşturmacası veya fedakarlık durumlarında kadınların kendine dönmeye başladığı dönemler hep farklıdır. Hayatın bitmek bilmeyen koşturmacası içerisinde bazen başkalarının beklentilerini karşılamak için kendi ruhumuzun sesini kısmak zorunda kalabiliyoruz.

Toplumsal roller ya da günlük sorumluluklar arasında savrulurken asıl kimliğimizi bir kenara bırakabiliyoruz. Ancak her bireyin yaşam döngüsünde bir an gelir ki içsel bir uyanış yaşanır. Özellikle kadınlar hayatlarının belirli kırılma noktalarında dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşıp kendi gerçekliklerine dönme ihtiyacı duyarlar. Bu süreç sadece bir öz farkındalık değil aynı zamanda ruhun kendini yeniden inşa etme girişimidir.

Anneliğin Yoğun Evresinden Sonraki Dönemeç

Bir kadının yaşamındaki en köklü değişimlerden biri şüphesiz bir çocuk sahibi olmakla başlar. İlk yıllar tamamen uykusuz geceler ve bitmek bilmeyen bakım süreçleriyle geçerken zihin çoğu zaman sadece bir başkasının hayatta kalmasına odaklanır. Ancak o yoğun tempo yavaş yavaş durulduğunda ve o küçük canlının kendi kanatlarıyla uçmaya başladığı ilk anlarda anne kimliğinin altındaki asıl benlik tekrar gün yüzüne çıkar.

Bu dönemde kişi yıllardır rafa kaldırdığı hobilerini ya da hiç denemediği yeni tutkularını keşfetmeye başlar. Kendine dönmek bu evrede bir lüks değil aksine ruhun nefes alma biçimi haline gelir.

Sosyal Roller ve İlişkilerdeki Farkındalık Eşiği

İnsanlarla kurduğumuz bağlar ve yaşadığımız ilişkiler hayatımızı şekillendiren en önemli unsurlar arasındadır. Bazen birine uyum sağlama çabası ya da mükemmel eş veya arkadaş olma kaygısı bizi biz yapan değerleri gölgeleyebilir. Genellikle otuzlu yaşların ortalarına doğru yaşanan bu farkındalık eşiği kişinin kendi sınırlarını net bir şekilde çizmesini sağlar.

Başkalarının onayını almak yerine kendi içsel onayına güvenen biri için hayat çok daha anlamlı hale gelir. Artık kişi fedakarlık ile kendi varlığını yok etmek arasındaki o ince çizgiyi öğrenmiştir. Bu bilinçli duruş kişinin kendi özgürlüğünü ilan ettiği en güçlü dönemlerden biridir.

Bedensel Olgunluk ve Ruhsal Dinginliğin Buluşması

Yıllar geçtikçe aynadaki görüntünün değişmesi aslında ruhun derinleşmesinin bir göstergesidir. Toplumun dayattığı belirli kalıpların dışına çıkıldığında gerçek özgürlük başlar. Kişi artık bedeniyle kavga etmek yerine onun ihtiyaçlarını daha iyi anlar ve ona hak ettiği değeri verir. Bu fiziksel kabul ruhsal bir dinginliği de peşinden getirir.

Hayatın sadece dış görünüşten ya da başarıdan ibaret olmadığını anlayan birey sessizliğin içindeki huzuru keşfeder. Kendi içine dönen ve orada bulduğu hazineyi koruyan biri dış dünyadaki hiçbir fırtınadan kolay kolay sarsılmaz. Bu dönem tam anlamıyla bir yeniden doğuş ve kendini bulma hikayesidir.

Kadınların Kendine Dönmeye Başladığı Dönemler
Yorum Yap

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Alfa Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet